Özet
Özet
Cerrahi sonrası ampiyem, farklı nedenlerle uygulanan cerrahi prosedürlerden sonra tüm plevral yapıların enfekte olması durumudur ve %2-16 sıklıkta görülür. Bütün ampiyemler arasında ikinci sıklıkta görülür ve yaklaşık %20’sini oluşturur. Cerrahi sonrası ampiyem, akciğer rezeksiyonları ve torasik veya ekstratorasik akciğer dışı cerrahi müdahaleler sonrasında gelişir. İki grup arasındaki fark, akciğer rezeksiyonlarından sonra oluşan ampiyemlerde plevral boşluk problemi olmasıdır. Bu nedenle her iki grup arasında önemli tedavi farklılıkları ortaya çıkar. Bu yazıda, akciğer rezeksiyonları sonrası oluşan ampiyemler ve gelişen plevral boşluk problemleri tartışılacaktır. Farklı etiyolojik ajanlara bağlı olarak erken veya geç postoperatif dönemde ortaya çıkabilir. Semptom ve bulgular çeşitlilik gösterir. Bu nedenle rezeksiyon sonrasında tüm hastalar için ampiyem olasılığı göz ardı edilmemelidir. Erken postoperatif dönemde toraks içine infeksiyon ekim riski nedeniyle torasentezden kaçınılmalıdır. Ancak klinik bulgular ampiyemi düşündürüyorsa torasentez kaçınılmaz olarak yapılmalıdır. Akciğer rezeksiyonu sonrasında ampiyem gelişimi saptanırsa, tedavi protokolü, plevral drenaj, antibiyoterapi ve plevral boşluğun kapatılması üzerine kurulur.